Pazartesi, Ağustos 10, 2020

Tüp bebek tedavisi araştırmaları tıbbın çok dinamik bir konusudur. Bu konuda son yıllardaki gelişmeleri ve önümüdeki yıllarda ortaya çıkabilecek yenilikleri Kadın Hastalıkları – Doğum ve Üreme Tıbbı Uzmanı olan Prof. Dr. Önder KOÇ okurlarımız için özetledi.

Tüp bebek tedavisindeki yenilikleri 10 madde de özetleyecek olursak

  1. PGD (preimplantasyon genetik tanı ) yada güncel tanımıyla PGS (preimplantasyon genetik tarama) anahtar tekniği oluşturur. Bu teknikte tüp bebek ile oluşturulan embryoların genleri ve kromozomları incelenir. Çiftlerin taşıdıkları ve bebeklerine geçirebilecekleri genetik hastalıklar taranır. Erken PGD testleri kafa karışıklığı yaratan sonuçlar doğurabiliyordu. Yeni bir yaklaşım olarak önerilen Array Comparative Genome Hybridization (a-CGH) tekniği ciddi bir gelişme olarak öne sürülmüştür. En iyi seçenek olarak sağlıklı Embryo taramalarında kullanılmaya başlanmıştır. En son uygulama olarak ise Next Generation Sequencing (NGS) uygulamalarıdır. Daha güvenilir, kesin ve ucuz bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde uygulanan 5.gün embryosundan alınan trofoektoderm biyopsisi, klasik 3. Gün blastomer biopsilerinin yerini almıştır. Embryo mozaisizmi ve trofoektoderm biopsilerinde kullanılan örnekleme tekniğinden dolayı anormal embryo olarak nitelenen embryolardan sağlıklı bebekler ortaya çıktığı görülmüştür.
  2. Yumurta dondurma yeni bir uygulama değildir. Yeni olan yumurta dondurma ve çözme teknolojilerinin gelişmekte olmasıdır. Yeni gelişen vitrifikasyon teknikleri donmuş yumurta ve embryonun yaşama oranlarını %95 lere çıkarmıştır. Yumurta dondurma günümüzde çok popüler bir konu haline gelmiştir. Vitrifikasyon temel olarak hızlı ve hassas yumurta dondurma tekniği olarak karşımıza çıkmakta ve buz kristalleri oluşumunu önlemektedir. Birçok kadın gebelik yaşını ertelemektedir. Buda yumurta ve Embryo dondurmaya olan ilgiyi artırmıştır. Yumurta dondurmak tüp bebek işleminin ilk aşamasıdır ve gebeliği garanti etmez. Bu nedenle tüp bebek tedavisi işleminin olası başarısızlıklarınıda hastalar değerlendirmelidir.
  3. Laboratuarda Embryo hayatının uzatılması konusunda dünyada yoğun bilimsel araştırmalar devam etmektedir. İngilterede yapılan deneylerde Laboratuvar şartlarında embryo 13 güne kadar yaşatılabilmiştir. Günümüzde standard uygulamanın 5-6 gün olduğu düşünülürse bu büyük bir gelişmedir. Embryo büyüdükçe hakkında daha fazla bilgi edinilir ve transfer edilecek embryoyu seçmek kolaylaşır. Time-lapse yada ülkemizde bilindiği adıyla Embryoskop sistemi embryonun inkubatör içinden çıkartılmadan gelişmesinin takibine olanak vermektedir. Son 10 yılda embryoskop görüntüleme sistemi her 5-20 dakikada bir embryonun görüntülemesini sağlayarak dinamik olarak embryonun değerlendirmesine olanak sağladı. Embryo bu sayede ışık, neme, sıcaklık, pH ve gaz değerleri değişimine maruz bırakılmadan incelenebildi.
  1. Mini stimulasyonla yapılan tüp bebek uygulamalarında düşük dozda ilaç kullanılır. Standard tüp bebek uygulamalarından daha ucuza malolur. Gebelik oranlarının daha düşük olduğu görülür. AMH değerleri düşükse seçilmesi gereken yol olabilir. Standard olarak adetle stimulasyona başlanır. Öncesinde adet düzenleyici kullanılmaz. Tipik mini stimulasyon protokollerinde klomifen yada letrozol siklusun 3-7 günlerinde kullanılabilir. Bu ilaçlara 75 ünite menotropin yada follitropin alfa eklenebilir. Esas felsefesi az ilaç kullanıp az zarar vermektir.
  2. Yumurta kalitesinin artırılması günümüze kadar yapılan çalışmalarda mümkün olmayan bir çaba olarak görülürken günümüzde olgun olmayan yumurta hücrelerinden alınan mitokondriler olgun yumurta hücrelerine eklenmiştir.benzer uygulama donör yumurtalarından alınan mitokondrilerle gerçekleştirilmiştir . Hastanın kendisinden elde edilen mitokondri çok heyecan verici bir gelişmedir.
  3. Üç kişi tüp bebeği denen donör kadının mitokondrilerinin anne ve babanın mitokondrileri ile karıştırıldığı durumdur. Düşük rezervli yumurtalık Donör kadının mitokondri oranı %0.1 e kadar düşer , yumurtanın enerjisi ise artar. İnsan genom çalışmaları kapsamına girmekte olan bu çalışmalar ciddi etik kurallar çerçevesinde yapılmaktadır.
  4. Kök hücreden elde edilen sperm ve yumurtalar laboratuvar şartlarında elde edilmiştir. Fare deneylerinden sonra ingilterede erken evre yumurta hücrelerinden olgun yumurta hücresi elde edilmiştir. Suni elde edilen yumurta hücrelerinin şu an için insana tarnsferi İngiltere de yasal değildir. Ama bu konudaki çalışmalar heyecan vericidir. Kadın deri kök hücrelerinden yumurta, erkek deri kök hücrelerinden sperm elde edilebilmiştir. Epigenetik çalışmalarda SOX17 insan üreme hücrelerinin regülatörü olarak öne sürülmüştür. Bu sayede olgunlaşmamış yumurta hücrelerinden olgun hücreler elde edilmiştir. Bu tekniklerin gelişmesi ile milyonlarca çift kendi biyolojik çocuklarına sahip olma şansı elde edecektir.
  5. Donmuş çözünmüş embryo transferleri 2 ana sebeple yapılır. Bunlardan ilki önceki taze embryo tüp bebek denemelerinde başarısız olunması, ikincisi elde edilen dondurulup bekletilmiş embryonun biolojik yada ülke yasaları izin veriyorsa bağış donmuş embryoların transferidir. Herkes taze embryo transferi ile gebe kalamayabilir. Bu hastalarda donmuş çözünmüş embryo transferi büyük bir olanak sağlar.
  6. Rahim transplantasyonu nun yerine geçmişte evlat edinme yada taşıyıcı annelik önerilmekteydi. Transfer edilen rahimde ilk gebeliğin elde edilmesi ve doğumu ardından artık rahim transplantasyon ameliyatı da bir tercih olarak sunulmuştur. Şu an geniş olarak kabul görmüş bir uygulama değildir. Böyle bir işlem için ciddi bir maliyet ve ilaçların bebeğe olan yan etlileri ile baş çıkmak gerekir.
  7. Embryo bağışı eğer ülke yasaları izin veriyorsa çocuksuz çiftler için bir seçenek olarak ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde bu işlem için yasal izin yoktur. Donmuş embryo bankalarından alınan embryolar dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır.

Her çift bebek sahibi olmayı hayal eder. Üremeyi olumsuz etkileyen hastalıklar, geçmişte yaşanan cerrahiler, maruz kalınan kimyasallar yada genetik yapı bazen üremedeki problemin kaynağı olabilir. Önemli olan problemin erken tanı alıp, erken çözüme ulaştırılmasıdır. Bebeksiz aile kalmaması için bilimadamları ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bu noktada hastalara düşen görevde zamanı iyi kullanmak ve olay tamamen çözümsüz bir hale gelmeden Üreme Tıbbı Uzmanı olan kadın doğum uzmanlarından yardım almalarıdır.

Prof. Dr. Önder KOÇ
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Üreme Tıbbı Uzmanı

0 Comments

Leave a Comment